top of page

O günah keçisi sen misin?

firatakkemik
4 May
3 dakikada okunur

Gündelik veya kurumsal hayat farketmez. Hiç “günah keçisi” seçildiğini hissettin mi? 


“Günah keçisi ilan edildim. Bunu sözlü söylemediler ama faturayı bana kestikleri çok bariz anlaşıldı. Sorumluluk almak çok da iyi bir şey değilmiş!” Bu cümleler bir çalışandan. 


İçinde bolca hâyâl kırıklığı, üzüntü, biraz kızgınlık ve ekilen güvensizlik tohumları var. 


Kimmiş bu günah keçisi?

Eski Ahit'te Kefaret Günü ritüelinde, kâhin halkın günahlarını sembolik olarak seçilen bir keçinin üzerine yükler ve onu çöle sürer. Topluluk temizlenmiş, keçi ise suçlu sayılmış olur. Kusur tabi ki keçide değildir ama kurban edilen keçi olur. Günahların keçisi çölde kaybolur, olay unutulur. 


Oh ne âlâ!


Binlerce yıl geçti. Kâhinler gitti ama ritüel baki kaldı. Tek fark ortam ve değişen kimlikler.


Artık kimse "biz günah keçisi seçiyoruz" demiyor. Şimdi krizler, proje toplantılarında, görüşme anlarında, e-postalarda yaşıyor ve çok daha sinsi.


🐐🐐


İş hayatında nasıl görüyoruz?


Bir hata olur. Proje aksar, hedef tutmaz, müşteri şikâyet eder. Sistemin yarattığı bir sorun bile olsa, grubun bir isme ihtiyacı vardır.

En savunmasız kişi seçilir. 

Genellikle yeni gelen, farklı düşünen, sesini en az yükselten, grubun "içinden" olmayan biri olur bu. Oklar o kişiye yönelir. 

Tabiri caizse keçinin seçilmesi rahatlatır. 

Vicdan temizlenir, sorumluluk dağılımı çözülür, iş devam eder. Ta ki bir sonraki hataya kadar. Yeni sıkıntılı durumlarda yeni bir günah keçisi bulunana kadar.


Ne oluyor da grup böyle bir hale geliyor? Bu dinamiği besleyen ne?


Çoğunlukla psikolojik güvenliğin yokluğu buna neden olur. 

Hata yapmanın hesabını vermek yerine, hesap vermemek ve kendini koruma iç güdüsü ile hatayı sahiplenmemek. Hatta diğerlerini suçlamak, olaydan sıyrılmak. 

Lider bunu farketmez veya daha da kötüsü, kendisi bu mekanizmanın mimarıysa, kültür bir şeyi öğretir: Hata yapma!

Olur da hata yaparsan, hatanı üstlenme: kamufle et veya suçlayacak birini bul!

Bunu bir örnekle açıklamaya çalışayım. Siz sektörü, konuyu, bölümleri istediğiniz gibi değiştirin. 


Özgür, orta ölçekli bir FMCG şirketinde 14 aydır çalışan bir ürün müdürüydü. Ekibin en yeni üyesiydi. 

Yapılacak önemli bir lansman hazırlığında koordinasyon sorunları vardı: tedarik zinciri gecikmişti, pazarlama mesajları son dakikaya kalmıştı, satış ekibi yeterince bilgilendirilmemişti. Bunların hiçbiri Özgür'ün tek başına yarattığı sorunlar değildi. Hepsi ortak bir planlama ve iletişim sorunuydu.


Lansman istenen sonucu vermedi. Ertesi haftaki değerlendirme toplantısında ekipte bir gerginlik var. Ve klasik soru geliyor: “Peki burada hata kimde? Kimse doğrudan söylemese de “koordinasyon eksikliği" Özgür'ü işaret etmeye onun adıyla anılmaya başladı.


O an odada görünmeyen bir şey dolaşmaya başlar: günah keçisi.

Herkes biraz susar, biraz savunmaya geçer, biraz da göz ucuyla “keçi kim olacak?” diye bakar.

Kimse doğrudan söylemese de “koordinasyon eksikliği" Özgür'ü işaret etmeye onun adıyla anılmaya başladı.


Eğer günah keçisi arıyorsak, büyük ihtimalle keçileri çoktan kaçırmışızdır.

Üst yönetim günah keçisini kabul etmiş, tatmin olmuştu. Süreç kapandı.

Özgür bir yıl sonra şirketten ayrıldı. Gerçek sorun, bölümler arası iletişimsizlik ve belirsiz sorumluluk tanımları idi. Bir sonraki lansmanda, benzer sorunlar başka bir şekilde yine yaşandı.

Günah keçisi gönderilmişti. Ama sorun çölde kaybolmamıştı.


Çoğu zaman günah keçisi bir kurban değil,  sorunların nasıl ele alındığının bir aynası olur. O kişiye bakınca sistemi ve aksayan kısımlarını görmek mümkündür.

"Sorumlu" olarak gösterilen kişi gerçekten hata mı yaptı, yoksa grubun taşıması gereken bir sorumluluk üzerine mi kaldı? 

Liderlerin kendine sorması için de bir soru bırakalım:

Sorumluluk almaktan çekinmeyecek bir ortam oluşturabiliyor muyum?


Son Söz:

Günah keçisi arayan ekipler suçlu bulur; keçileri kaçırmayan ekipler ise çözüm.

Yüksek performanslı ekipler şunu farklı yapar: Suçlu aramak yerine sistemi konuşur. Kişileri değil, süreçleri sorgular. “Kim yaptı?” yerine “Bu nasıl oldu?” diye sorar.

Ve en önemlisi… Keçileri kaçırmamaya odaklanır.

Çünkü suçlu bulmak rahatlatır. Sorumluluk almak geliştirir.


 
 
 

Yorumlar


© 2021 by Firat Akkemik

bottom of page